Şehyh-i ekber hakkında:
Muhyiddin-i Arabi birçok ülkede en son Şam^da yaşamış ve burada vefat etmiştir.
-Sizin taptıklarınız benîm ayağımın altındadır; diye bağırmaya başladı. Bu söz üzerine zamanın uleması Muhiddin Arabi''nin (Allah benim ayağımın altındadır) dediğine hükmederek küfrüne; kail...
Devamı>> Şehyh-i ekber hakkında:
Muhyiddin-i Arabi birçok ülkede en son Şam^da yaşamış ve burada vefat etmiştir.
-Sizin taptıklarınız benîm ayağımın altındadır; diye bağırmaya başladı. Bu söz üzerine zamanın uleması Muhiddin Arabi'nin (Allah benim ayağımın altındadır) dediğine hükmederek küfrüne; kail oldular ve idamına hükmettiler.Şeyh'in yakın dostlarından biri idamından önce şeyh'in yanına gelerek neden onlara ne demek istediğini açıklamıyorsun. Bile bile ölüme gideceksin deyince, Arabi dostuna : "- İza dehaleşşini ilâşşın, zahara kabr-i Muhiddin (Sin sına girdiği zaman Muhiddin'in kabri ve muradı anlaşılır)." demişti. YIllar sonra Yavuz Sultan Selim Mısır'a sefer düzenlerken ŞAm'da ordusu ile beraber bir müddet kalırlar. Ordunun dinlenmesi ve ihtiyaçların temini gerekmektedir. Bir gece Şeyh-i Ekber hakkında kitap okumuştur ve Şam'da vefat eden bu Allah dostunun mezarının nerede olduğunun bulunması için emir vermiştir.Lakin mezarı kimse tarafından bilinmemektedir. Bir gün çobanın biri Sultanın huzuruna gelerek Şehy'in mezarının yeri hakkında bilgi vermiştir. Şeyh'in mezarı bulunmuş ve Yavuz Sultan Selim şehrin alimlerine Şeyh hakkında soru sormuştur. Yukarıdaki açıklamalar yapılınca da Yavuz Şeyh'in ölümüne sebep olan sözü nerede söylediğini sormuş ve oranın kazılmasını emretmiş. Şeyhin sözü söylediği yer kazılınca bir küp altın bulunmuş ve Arabi'nin ne demek istediği açığa kavuşmuş. "Sizin taptıklarınız benim ayağımın altındadır." Yavuz Şeyh'in diğer sözünü de açığa kavuşturmuş ve Sin Şın a girdiğinde...
Sin Selim'in ilk harfi, Şın Şam ın ilk harfi... Yani Selim Şam'a girdiğinde sırrım açığa kavuşacaktır manasında...
Muhyiddin-i Arabi... Büyük zat. Şeyh-i Ekber.
05.02.2011